BugünGüncel
Chef Deniz Orhun: Hayatınız Acı Biber Reçeli Gibi Olsun, Acınız Tatlının Içinde Kaybolsun! | Bugün Güncel | Günün En Hızlı Son Dakika Haberi
SON DAKİKA

Chef Deniz Orhun: Hayatınız Acı Biber Reçeli Gibi Olsun, Acınız Tatlının Içinde Kaybolsun!

Bu haber 19 Ağustos 2018 - 17:26 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hayat acısıyla tatlısıyla derler ya işte hayatınız acı biber reçeli gibi olsun, acınız tatlının içinde kaybolsun. Unutmayın! Yüzü gülmeyen insanların yemeği, yiyenleri gülümsetmez. Hem Acı metabolizmayı hızlandırır, yediğiniz kazıkların hazmı kolaylaşır 🙂
20 yıllık güzel bir “Yeşil Acı Biber Reçeli” tarifiyle başlayalım;
Acı metabolizmayı hızlandırır, yediğiniz kazıkları kolay hazmedersiniz 🙂 şaka bir yana yerken ağzınız yanıyor ama ağızdaki acı reseptörlerini yağ ve şeker bloke ettiğinden yanma hissi uzun sürmüyor. Bu reçetede şeker acıyı bloke ediyor. Acı biberde Kapsaisin adlı bir madde bulunuyor. Biberlerde koyu renkli bir çeşit mantar zararlısı olur. Biber kendini ve tohumlarını korumak için Kapsaisin maddesini salgılıyor. Genelde acı biberlerin tohum çeperleri tatlı biberlerden daha ince. Meyvenin çeperlerine sağlamlık veren lignin maddesinin kapsaisin ile aynı hammaddeden yapıldığını bilim dünyası ispatlamış. Eğer ortam nemi yüksekse ve etrafta böcek, bibere zarar verecek mantar, zararlı varsa kapsaisin üretimi artıyor ve biberler inceliyor, eğer tehlike yoksa lignin artıyor ve biberler tatlı olup daha etli oluyor. Yani nem varsa yağış fazlaysa risk fazla oluyor ve biberler acı oluyor. Acı biber olmak tatlı biber olmaktan daha zahmetli. Analjezik yani ağrı giderici etkisi ve iyi bir antibiyotik etkisinin olması biberleri bize lezzetli kılıyor. Bu bilgiler bilimsel araştırma amaçlıdır tedaviler konusunda beslenme uzmanınıza ve doktorunuza danışın.
Malzemeler:
300 gr acı yeşil biber
2 bardak toz şeker
2 bardak su
Çeyrek limon ya da çay kaşığı ucuyla limon tuzu
Yapılışı:
Biberleri yıkayın, saplarını ayırın. İster küçük doğrayın ister robottan geçirin. Ben mutfak robotundan geçirdim. Hızlı oluyor 🙂 Şekeri ve suyu bir tencerede kaynatın. Ağdalanmasın ama rengi berraklığını yitirsin.
Biberleri içine atın kaynatın, kıvam almasına yakın limonu ya da limon tuzunu ekleyin 5 dakika daha kaynatın.
Afiyet olsun!
Bilimsel Püf noktası : Mutfak robotu alırken hazne duvarlarının dik olmasına dikkat edin. Fiziğin etkisiyle malzemeniz ezilmeden kesilir.
Haftasonları gelip geçiyor demeyin. Sağlıklı beslendiğinizde vücudunuz daha enerjik beyniniz daha üretken oluyor. O kadar çok yapılacak aktivite var ki biraz araştırmanız yeterli. sosyal sorumluluk aktivitelerine öncelik verin, sadece bakış açınızı değiştirin, sağlıklı beslenin, bilinçli tüketici olun ve çocuklarınızı da bu yönde eğitin.
Bilmenin ve bilginin kazandığı bir çağdayız. Bilirseniz kandırılamazsınız, bilirseniz sonradan öğrenip panik olmazsınız, bilirseniz başarılı olur para kazanırsınız, bilirseniz susmayı, çamur üzerinize sıçrayamaz ama hayatı boyunca düşmanınız korkar sizden, kısaca; bilirseniz sağlıklı beslenirsiniz ve beyninizi kalbinizi doğru yönetir, çevrenizden desteği alırsınız, kazanır kazandırırsınız.

Panik olmadan bilinçli tüketici olmak, ucuz olsun kaliteli olsun gibi birşey bu. Yani öyle hiç kolay değil. Devletler, yanlışlıklara karşı savaşırken, bilinçli tüketici desteği bekler. En büyük güç tüketicinin elindedir aslında. Çünkü tüketmezsek istediğimiz ve tüketeceğimiz malzemeyi firmalara ürettiririz. Tüketici olarak dikkat etmemiz gereken, üretkenliğimizi ve çalışma verimliliğimizi etkileyebilecek ancak dünya para politikasının güçlü olduğu birkaç konu;
Sodyum Florür; Medyada “Flor” olarak geçmekte. zararlı olmadığından bahsedilir. Diş hekimleri bazen flor tedavisi bile uygular. Ancak diş macunlarındaki Sodyum florür ile “flor” ayrı şeylerdir. Sodyum florür ile ilgili en az 368 çalışma bulunmakta benim bulduğum en son çalışma insanlar üzerinde 8 ocak 2017’ye ait. Sonuç olarak; bu bileşik beynin öğrenme ve hafıza yeteneğini azaltıyor. Davranışlarımızı ve kararlarımızı yöneten prefrontal beyin bölgesi, vücudumuzun en küçük endokrin bezi pineal gland (depresyon ve mutluluktan bildiğiniz) serotonin, dopamin, melatonin gibi aminleri, hormonları sentezleyen, veya nitrik oksit gibi günlük yaşamda konuşmadığımız beyin düzeneklerinde etkisinin olduğu görülmüş. Araştırın Türkiye ve ABD’de satılan aynı ürünlerde Türkiye’de satılanlarda sodyum florür bulunurken aynı markanın ABD’deki ürününde bu malzeme yok ve doktorunuza danışın.
Newcastle Üniversitesi’nde insanlar üzerinde yapılmış bir araştırma Zerdeçal içerisindeki Curcumin maddesinin Alzheimer’a karşı etkili olduğu, yine 2011 ve 2012 ‘de Biological Trace Element Research de yayınlanan hayvanlar üzerindeki çalışmada Sodyum Florüre karşı Zerdeçal/Curcumin’in koruyucu etkisinden bahsediliyor.

Sonuç olarak; Karabiberliğinize koyacağınız ve oradan günde 1 çay kaşığı kadar yemeklerinizde kullanacağınız zerdeçal’ın anti-oksidan etkisini yaşlandığımızda göreceğimize inananlardanım. Osmanlı döneminde Safran kullanılırdı. Safran ile Zerdeçal’ın insan sağlığına etkileri çalışmalarda hemen hemen aynı Safran daha pahalı ve ilaç sanayiinde zerdeçaldan daha güçlü. Safran üreticiliğinin Türkiye için çok karlı olacağına inanıyorum. Bu üreticiliği yapan 5-7 aile var bildiğim.

Phthalates; bir çeşit kimyasal, plastiklerin şeffaflığını, esnekliğini, dayanıklı ve uzun ömürlü olmasını sağlıyor. Kokusuz ve renksiz ancak, vücut hormonlarımızı olumsuz yönde etkiliyor. Nelerde var? Oyuncaklar, parfüm, sabun, ilaç sanayi, saklama kapları ve gıdaların satıldığı plastiklerde bulunuyor. Bunun için yapmamız gereken kullanacağımız plastiklerin kodunu bileceğiz. Yiyecek satın aldığımız plastikler gıdaya uygun olmalı çatal bıçak işareti ve geri dönüşüm kodunda yazan 1,2,5 grupları güvenli sınıfa giriyor. şampuanlarda ve kozmetikte, “sentetik fragrance” yazısı olunca uzak duracağız. “Triclosan” gördüğümüzde uzak duracağız. Çünkü Triclosan vücuttan zor gidiyor musluk suyundaki klorla etkileşip kloroform haline getiriyor deriden geçmesiyle insan sağlığına zarar verir hale geliyor. Alışveriş yaparken saklama ve gıdaya uygun plastik kullanan firmaları tercih edelim. Bizim sağlığımıza önem veren firmalar ayakta kalsın.

Türkiye devi olan ve gıda üretimiyle bize istihdam sağlayan, Türkiye ekonomisine büyük faydası olan firmaların yaptığı fayda, sağlığımıza verdikleri zarar ile Türkiye ekonomisinde sağlık maliyetlerini arttırdıkları arasındaki terazi dengesi… Ürünün içindeki Palm Yağı, Türkçe etikette “Hurma yağı”, İngilizce “Palm oil” olarak ürünlerin üzerinde olduğunda tüketici kendi tükettiği Kudüs hurmasının yağı zannediyor. Bu iki bitkinin latinceleri bile farklı, bu nedenle etiket tüketiciyi yanlış yönlendirmiş oluyor. Palm yağı; bitkinin kendisindeyken zararlı değil ancak bitkiden yağ olarak bizim kullanımımıza sunulması sırasında oksidasyon (oksijenle teması) olduğu için insan vücuduna zararlı hale geliyor aynı trans yağlar gibi…Trans yağlarda, hidrojenle yağın molekülü tamamen doldurulduğu için (Hidrojenize edilmesi) vücutta bağlanıp atılabilecek molekül hali olmadığından damarlarda ve vücudumuzun muhtelif yerlerinde birikiyor. İnsan vücudundan atılamayan sivilce, basen ve göbek yağları, damarlardaki biriken yağlar gibi kalıyor. Hem Palm yağı hem de trans yağ insan sağlığına olumsuz etkiliyor. Yediğimiz bisküvi, gofret, kraker, cips, hazır kekler hepsi bu yağ ile üretiliyor. Tüketmezsek bir süre sonra satışlarındaki düşmeden neden olduğunu anlayacaklar, devletimiz yabancı markalara kota koyarken Türkiye’de istihdam sağlayan firmalarımızda kendilerini düzelteceklerdir, ve mutlu son satışlar yine artar.
Hızlı kan şekeri yükselten ve düşüren sağlıksız hamburger gibi yiyecekler beyninizi etkiler kolay ikna olmanızı, yönlendirilmenizi, kandırılmanızı sağlar, böyle beyinler hamburgerin sağlıklı olduğundan bahseder! Ancak gerçekleri gördüğümüzde değişim başlar.
Dünya para politikasının insan sağlığı, tarım ve gıdalar üzerinde rol oynadığı bu dönemde bilinçli tüketici olmakla verimliliğimiz artar. Ama biri gelip size sabah kahvaltısında cips yemenin faydalarını 100 bin dolara anlatmanızı isterse…Bilmem 🙂 En iyisi bilmek, yememek, tüketmemek ama sağlıklı üretmek… Güvenilir bir diş macunu markamız olsun, bir yakıt cinsimiz olsun içinde bor elementi olsun (dünyanın %85’i Bor rezervi Türkiye’de, nükleer sızıntıyı tutan, kömürün yanma kalitesini arttıran, bitkilerin hücre duvarlarını sağlamlaştıran bir element), bir giysi geri dönüşüm sistemimiz olsun, ipek yerine örümcek ağından iplik yapılan teknolojimiz olsun, bir deterjanımız, sabunumuz olsun hammaddesi zeytinyağı, ceviz, fındık olsun. Bir kanser ilacımız olsun zeytin, zencefil, safran etken maddeli olsun. Dünya ekonomisi bu yüzden zorda değil mi? fazla tükettik üretmeden!
İster çarkın içinde olun ister aykırı bir insan; Topluma ihanetin affı olmaz! Bu önümüze ekonomik kriz olarak bir gün gelir.
“RayRan yazan gözlüğü RayBan sanıp aldım! sonra sevdiğim güneş gözümü kör etti” diyenlerden olmayalım. 🙂 Bilgilerini paylaşan, Başkent Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Newcastle Üniversitesi , Pekin Üniversitesi, Chicago Illinois Urbana Champaign, Kendall College ve London College ‘a teşekkür ederim.

Deniz Orhun
Deniz Orhundenizorhun@bugunguncel.com